Eylül ayı, doğanın yazdan sonbahara geçiş yaptığı, sofraların ise hem yazın taze sebzeleriyle hem de yeni mevsimin bereketiyle zenginleştiği özel bir dönemdir. Bu ay, tezgâhlarda hem yazın alışık olduğumuz domates, biber, patlıcan gibi sebzeler hâlâ bulunur hem de sonbaharın habercisi olan lahana, pırasa, kereviz gibi ürünler yavaş yavaş görünmeye başlar. Dolayısıyla Eylül, sebze çeşitliliği açısından oldukça zengin bir aydır. Hem hafif yaz yemekleri hazırlamak hem de kışa hazırlık için turşu, konserve ya da dondurmalık ürünler yapmak isteyenler için ideal zaman dilimidir.
| Sebze | Eylül Ayındaki Durumu ve Kullanım Alanları |
|---|---|
| Domates | Yazdan kalan en bol sebzelerden biridir. Salça, konserve ve sos hazırlıkları için en uygun dönemdir. |
| Biber | Sivri, dolmalık ve kapya çeşitleriyle hem yemeklik hem de turşuluk olarak en çok tüketilen sebzelerdendir. |
| Patlıcan | Közleme, kızartma ve kışlık hazırlık için idealdir. Bu ay hâlâ bolca bulunur. |
| Kabak | Yaz sonu kabakları hafif yemekler ve dolmalar için sofralarda yerini alır. |
| Fasulye | Taze fasulye çeşitleri hâlâ bulunur, dondurmalık hazırlık için de en uygun zamandır. |
| Bamya | Taze bamyalar Eylül ayında hâlâ tüketilebilir, kış için kurutmalık yapılabilir. |
| Mısır | Haşlama ya da közleme için en lezzetli dönemini yaşar. |
| Salatalık | Mevsim salatalarının vazgeçilmezi, turşuluk olarak da bolca kullanılır. |
| Marul | İlkbahar kadar bol olmasa da serinleyen havayla yeniden görülmeye başlar. |
| Roka & Maydanoz | Yeşillik ihtiyacını karşılayan bu ürünler Eylül ayında bolca yetişir. |
| Dereotu | Salatalarda ve böreklerde kullanılmak üzere bu dönemde tazedir. |
| Ispanak | Erken ekilen ıspanaklar Eylül sonunda çıkmaya başlar. |
| Karnabahar | Sonbaharın gelişiyle pazarlarda görünür, kış yemeklerinin habercisidir. |
| Brokoli | Karnabahar ile birlikte çıkmaya başlayan brokoli, bu aylarda taze ve lezzetlidir. |
| Lahana Çeşitleri | Beyaz, kara ve kırmızı lahana Eylül sonundan itibaren pazarlarda yerini alır. |
| Pırasa | Kış sebzelerinin başında gelir, Eylül sonunda hasat edilmeye başlanır. |
| Havuç | Taze ve gevrek havuçlar bu dönemde bolca bulunur. |
| Turp | Özellikle kırmızı ve beyaz çeşitleri Eylül ayında sofralara gelir. |
| Kereviz | Yaprakları ve kökleriyle Eylül sonunda mutfaklarda kullanılmaya başlar. |
Domates

Eylül ayı, domatesin en bol ve en lezzetli olduğu zamanlardan biridir. Yaz boyunca güneşi doya doya alan domatesler bu dönemde olgunlaşır ve sofralara tat katar. Özellikle köy domatesleri, kendine has kokusu ve tadıyla hem kahvaltılarda hem de yemeklerde vazgeçilmezdir. Domates, salataların baş tacı olmasının yanında menemen, sulu yemekler, zeytinyağlılar ve fırın yemeklerinde de sıkça kullanılır.
Bu ay, domates yalnızca taze tüketim için değil, aynı zamanda kış hazırlıkları için de oldukça önemlidir. Evlerde salça yapımı, domates konservesi, rendelenmiş domates saklama ve sos hazırlıkları en çok Eylül ayında yapılır. Bu nedenle pazarlarda kasa kasa domates alan insanlara sıkça rastlanır. Ayrıca kurutulmuş domates hazırlıkları için de Eylül ayı idealdir; güneşin gücü hâlâ yeterlidir ve kurutulan domatesler kış boyu yemeklerde kullanılır.
Domates aynı zamanda içerdiği C vitamini, potasyum ve likopen sayesinde sağlık açısından da değerli bir sebzedir. Bağışıklık sistemini destekler, kalp sağlığına katkıda bulunur ve cilt için faydalıdır. Dolayısıyla Eylül ayında domates tüketmek, hem damak tadı hem de sağlık açısından son derece kıymetlidir.
Biber

Eylül ayında biber çeşitleri pazarlarda ve bahçelerde hâlâ bolca bulunur. Sivri biber, çarliston, kapya ve dolmalık biber çeşitleri sofralarda farklı kullanım alanlarıyla öne çıkar. Yazın sıcak günlerinde kızartması ve kahvaltılık menemenin vazgeçilmezi olan biber, Eylül ayında hem taze tüketim için hem de kış hazırlıkları için önemli bir sebzedir.
Bu dönemde özellikle kapya biber ve dolmalık biber ön plana çıkar. Kapya biber, közlenip derin dondurucuda saklanabilir ya da kışlık kahvaltılık soslara dönüştürülebilir. Dolmalık biber ise iç harçla doldurularak taze tüketilebildiği gibi turşuluk olarak da değerlendirilir. Sivri biber ve acı biberler ise turşu yapımında en çok tercih edilen türlerdir.
Besin değeri açısından bakıldığında biber, yüksek oranda C vitamini içerir. Bu özelliği sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir ve vücudu hastalıklara karşı korur. Aynı zamanda lif açısından zengin olduğu için sindirim sistemine de fayda sağlar.
Sonbahara geçişte hâlâ yazın tazeliğini sofralara taşıyan biber, Eylül ayının vazgeçilmez sebzelerinden biridir.
Patlıcan

Patlıcan, yaz aylarının en çok tüketilen sebzelerinden biridir ve Eylül ayında hâlâ pazarlarda ve bahçelerde bolca bulunur. Bu dönemde patlıcanlar hem taze tüketim için hem de kış hazırlıkları için değerlidir. Özellikle közlenmiş patlıcan konservesi ya da dondurmalık patlıcan hazırlıkları Eylül ayında yapılır.
Patlıcanın mutfakta kullanım alanı oldukça geniştir. Közlemesi, kızartması, musakka, imam bayıldı, karnıyarık gibi geleneksel yemeklerde başroldedir. Ayrıca salatalarda, meze çeşitlerinde ve fırın yemeklerinde de sıkça kullanılır. Yazın közlenip soyularak dondurucuda saklanan patlıcanlar, kış sofralarında yaz lezzetini aratmayan tatlar sunar.
Besin değerine bakıldığında patlıcan, düşük kalorili bir sebzedir ve lif açısından zengindir. Bu özelliği sayesinde uzun süre tokluk hissi verir. Aynı zamanda antioksidan maddeler içerdiği için vücudu serbest radikallere karşı korur. İçerdiği potasyum ve folik asit ile kalp ve damar sağlığına da katkı sağlar.
Sonbahara yaklaşırken sofralardan eksik olmayan patlıcan, hem pratik yemeklerin hem de özenle hazırlanan geleneksel tariflerin baş tacıdır.
Kabak

Eylül ayında kabak, yazdan kalan hafif sebzeler arasında sofralarda yerini korur. Özellikle yemeklerde tercih edilen kabak, hem pratikliği hem de hafifliğiyle öne çıkar. Zeytinyağlısı, dolması, kızartması, mücveri ve çorbası ile mutfakların en çok kullanılan sebzelerindendir. Yaz sonuna denk gelen Eylül, kabakların en tatlı ve lezzetli olduğu dönemlerden biridir.
Kabak, sadece taze tüketim için değil, aynı zamanda kışa hazırlık açısından da değerlidir. Rendelenip derin dondurucuda saklanarak mücver ya da çorbalarda kullanılabilir. Ayrıca ince dilimlenip kurutulan kabaklar, kışın yemeklerde yeniden canlandırılarak tüketilebilir. Bazı bölgelerde ise kurutulmuş kabaktan yapılan dolmalar, kış sofralarının vazgeçilmezidir.
Besin değeri açısından kabak, düşük kalorisi ve yüksek su oranıyla özellikle hafif beslenmek isteyenler için idealdir. İçerdiği A vitamini, C vitamini, potasyum ve magnezyum sayesinde bağışıklığı destekler, sindirimi kolaylaştırır ve cilt sağlığına katkı sağlar. Lif bakımından da zengin olduğu için sindirim sistemini düzenler.
Eylül ayında kabak tüketmek, hem yazdan kalan hafif yemeklerin keyfini sürmek hem de kış için hazırlık yapmak isteyenler için güzel bir fırsattır.
Fasulye

Eylül ayında taze fasulye hâlâ bahçelerde ve pazarlarda bolca bulunur. Yazın en çok tercih edilen sebzelerinden biri olan fasulye, bu ayda hem sofralarda günlük tüketim için hem de kış hazırlıkları için oldukça önemlidir. Özellikle zeytinyağlı taze fasulye, yaz sofralarının vazgeçilmez yemeklerinden biridir ve Eylül ayının serinleyen günlerinde de lezzetini korur.
Bu dönemde birçok evde fasulyeler temizlenip poşetlenerek derin dondurucuda saklanır. Böylece kış aylarında da yazın taze lezzeti sofralara taşınır. Bazı bölgelerde ise fasulye kurutularak ya da konserve yapılarak kışa hazırlanır. Hem yeşil fasulye hem de ayşe kadın, çalı ve boncuk fasulye gibi çeşitleri bu dönemde yaygındır.
Besin değerine bakıldığında fasulye; protein, lif, C vitamini, demir ve potasyum açısından oldukça zengin bir sebzedir. Düzenli tüketildiğinde sindirim sistemini destekler, bağışıklık sistemini güçlendirir ve uzun süre tok tutar. Bu nedenle hem sağlıklı beslenmek hem de enerji ihtiyacını karşılamak için ideal bir seçenektir.
Eylül ayında bolca bulunan taze fasulye, hem ekonomik hem de besleyici yönüyle sofraların en gözde sebzelerinden biri olmayı sürdürür.
Bamya

Bamya, yaz aylarının ortasında çıkan ve Eylül ayında hâlâ taze olarak bulunabilen sebzelerden biridir. Kendine has yapısı ve lezzetiyle seveni kadar sevmeyeni olsa da, sağlık açısından oldukça değerli bir sebzedir. Bu ayda toplanan bamyalar hem günlük tüketim için hem de kış hazırlıkları için değerlendirilir. Özellikle ipliklere dizilerek kurutulmuş bamya, Anadolu’nun pek çok bölgesinde kış yemekleri için saklanır.
Mutfakta bamya genellikle zeytinyağlı veya etli yemeklerde pişirilir. Limonla birlikte pişirildiğinde hem besin değerini artırır hem de yemeğe hafif ekşimsi bir tat verir. Ayrıca dondurularak da kışa saklanabilen bamya, özellikle pratik yemeklerde kurtarıcı bir seçenek olur.
Besin açısından bamya; A, C, K vitaminleri ile folik asit, magnezyum ve lif bakımından zengindir. Sindirim sistemini düzenleyici etkisi vardır ve bağırsak sağlığına destek olur. Ayrıca düşük kalorili bir sebze olduğu için diyet yapanlar tarafından da tercih edilir. Antioksidan özellikleri sayesinde bağışıklığı güçlendirir ve vücudu zararlı maddelere karşı korur.
Eylül ayında taze ve leziz olan bamya, hem yazdan kalan hafif yemekler için hem de kışlık hazırlık için sofraların önemli bir parçasıdır.
Mısır

Eylül ayı, mısırın en tatlı ve en bol bulunduğu dönemdir. Yaz boyunca güneşi depolayan mısırlar, bu ayda hem taze tüketim için hem de çeşitli hazırlıklar için değerlendirilir. Haşlanmış ya da közlenmiş mısır, özellikle sokaklarda ve evlerde en çok tercih edilen atıştırmalıklardan biridir. Ayrıca mısır taneleri ayıklanarak salatalarda, çorbalarda ve yemeklerde kullanılabilir.
Mısır aynı zamanda kış hazırlıkları için de oldukça uygundur. Taneleri ayıklanıp dondurularak kış boyunca kullanılabilir. Bazı bölgelerde ise mısır unu yapımı için değerlendirilen mısırlar, ekmek, bazlama ya da mısır ekmeği yapımında kullanılır. Karadeniz mutfağında mısır, sofraların vazgeçilmezidir ve bu nedenle Eylül ayı bölge için ayrı bir önem taşır.
Besin değeri açısından mısır, B grubu vitaminleri, lif, magnezyum ve potasyum açısından zengindir. İçerdiği karbonhidrat sayesinde enerji verir, lifli yapısı sindirim sistemine destek olur. Aynı zamanda antioksidan özellikleri ile göz sağlığına katkı sağlayan lutein ve zeaksantin gibi maddeleri de içerir.
Eylül ayında mısır tüketmek, hem yazın son tatlarını yaşamak hem de kış için stok hazırlamak adına oldukça değerlidir.
Salatalık

Eylül ayında hâlâ yazdan kalan tazeliğini koruyan sebzelerden biri de salatalıktır. Serinletici ve hafif yapısıyla sofraların vazgeçilmezi olan salatalık, özellikle kahvaltılarda, salatalarda ve sandviçlerde sıkça tercih edilir. Yaz boyunca bolca tüketilen salatalık, Eylül ayında da pazarlarda ve bahçelerde bulunmaya devam eder.
Bu dönemde salatalık yalnızca taze tüketim için değil, aynı zamanda turşu hazırlıkları için de en çok kullanılan sebzelerden biridir. Küçük boy turşuluk salatalıklar, Eylül ayında bol miktarda bulunur ve kış sofralarının en sevilen eşlikçisi olacak turşular bu ayda hazırlanır. Ayrıca dilimlenip derin dondurucuda saklamak yerine turşu yapımıyla değerlendirilmesi daha yaygındır.
Besin değerleri açısından salatalık, yüksek oranda su içerdiği için vücudu serinletir ve susuzluğu giderir. Düşük kalorisi sayesinde diyet yapanlar için idealdir. İçerdiği C vitamini, K vitamini, potasyum ve lif sayesinde bağışıklık sistemine katkı sa
Marul

Eylül ayında yazın kavurucu sıcakları yavaş yavaş gerilerken serinleyen havalar marul için uygun bir ortam oluşturur. Bu dönemde marullar yeniden tazelenir ve sofralarda sıkça görülmeye başlar. Özellikle kahvaltı sofralarının ve akşam yemeklerinde hazırlanan salataların vazgeçilmez yeşilliklerindendir.
Marul, yalnızca taze tüketim için uygundur ve kışlık hazırlıklarda pek yer almaz. Fakat Eylül ayında çıkan marullar, yazın yorgun düşen vücut için hafif ve vitamin dolu bir besin kaynağı sunar. Salatalarda domates, salatalık, roka gibi diğer yeşilliklerle birlikte kullanılır. Ayrıca sandviçlerde, dürümlerde ve bazı geleneksel yemeklerin yanında tamamlayıcı olarak sofralara renk katar.
Besin değerine bakıldığında marul, yüksek su oranına sahiptir. Bu özelliği ile vücudu serinletir ve susuzluğu azaltır. İçerdiği C vitamini, K vitamini, folik asit ve lif sayesinde bağışıklık sistemini destekler, sindirimi kolaylaştırır ve kemik sağlığına katkı sağlar. Düşük kalorili bir sebze olmasıyla diyet yapanların da tercih ettiği bir üründür.
Eylül ayında taze ve gevrek yapısıyla sofralarda yer bulan marul, hem salataları hem de yeşillik tabaklarını zenginleştiren sağlıklı bir seçenektir.ğlar, sindirimi destekler ve cildin nem dengesini korur.
Eylül ayında salatalık, hem sofralara ferahlık katar hem de turşu hazırlıklarıyla kış için lezzetli bir yatırım yapılmasını sağlar.
Roka ve Maydanoz

Eylül ayı, sofraların vazgeçilmez taze yeşillikleri olan roka ve maydanozun en bol bulunduğu dönemlerden biridir. Yazın sıcak günlerinden sonra serinleyen havalar, bu iki yeşilliğin daha aromatik ve dayanıklı olmasını sağlar. Özellikle kahvaltılarda, salatalarda ve et yemeklerinin yanında sıkça tüketilirler.
Roka, keskin aromasıyla bilinir. Balık yemeklerinin yanında tercih edilmesinin yanı sıra, salatalara da ayrı bir lezzet katar. Aynı zamanda içerdiği C vitamini, kalsiyum ve demir ile bağışıklık sistemini güçlendirir, kemik sağlığına destek olur.
Maydanoz ise Türk mutfağının en temel yeşilliklerinden biridir. Neredeyse her yemekte kullanılabilecek kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir. Çorbalardan et yemeklerine, kahvaltılıklardan salatalara kadar pek çok tarifin vazgeçilmezidir. Ayrıca içerdiği A vitamini, C vitamini, K vitamini ve folik asit sayesinde bağışıklığı destekler, sindirimi kolaylaştırır ve vücudu arındırıcı etkisiyle bilinir.
Eylül ayında tazeliği ve aroması zirvede olan roka ve maydanoz, sofralara hem sağlık hem de lezzet katar.
Dereotu

Eylül ayında tazeliğini koruyan yeşilliklerden biri de dereotudur. Kendine özgü keskin aromasıyla yemeklere farklı bir tat katan dereotu, özellikle hamur işlerinde, salatalarda ve zeytinyağlı sebze yemeklerinde sıkça tercih edilir. Yoğurtla birleştiğinde hem hafif hem de besleyici bir eşlikçi olur.
Dereotu genellikle taze tüketilir ve kış hazırlıklarında pek kullanılmaz. Ancak bu dönemde bolca bulunduğu için demetler halinde alınıp yemeklerin üzerine serpilerek tüketilir. Bazı evlerde ince ince doğranıp dondurularak kış aylarında da kullanılabilir.
Besin değeri açısından dereotu oldukça kıymetlidir. İçerdiği A vitamini, C vitamini, demir, kalsiyum ve magnezyum ile bağışıklık sistemini güçlendirir, kemik sağlığını destekler. Lifli yapısıyla sindirim sistemine fayda sağlar. Ayrıca antioksidan özellikleri sayesinde vücudu serbest radikallere karşı korur.
Eylül ayında sofralarda hem sağlık hem de lezzet sunan dereotu, özellikle zeytinyağlı yemeklere ve mezelerle birlikte tüketildiğinde fark yaratan bir yeşilliktir.
Ispanak

Eylül ayının sonlarına doğru pazarlarda görülmeye başlayan ıspanak, sonbaharın gelişini haber veren en önemli sebzelerden biridir. Yazın sıcağını sevmeyen ıspanak, serinleyen havalarla birlikte yeniden yetişir ve sofralara döner. Özellikle kış aylarının vazgeçilmez sebzesi olan ıspanak, Eylül sonunda taze yapraklarıyla mutfaklarda yerini almaya başlar.
Ispanak, mutfakta çok yönlü kullanılabilen bir sebzedir. Zeytinyağlı yemeklerde, börek ve gözlemelerde, çorbalarda ya da yumurtayla birlikte kavurması yapılarak tüketilir. Ayrıca salatalarda çiğ olarak da kullanılabilir. Eylül ayında çıkan taze ıspanaklar, hem lezzetli hem de besleyici olmasıyla öne çıkar.
Besin değeri bakımından ıspanak tam bir şifa deposudur. İçerdiği A vitamini, C vitamini, K vitamini, folik asit, demir ve magnezyum ile bağışıklık sistemini güçlendirir, kansızlığı önlemeye yardımcı olur ve kemik sağlığını destekler. Aynı zamanda lif açısından zengin olduğu için sindirim sistemine de fayda sağlar.
Eylül ayında tazeliğiyle sofralara geri dönen ıspanak, hem sağlıklı beslenmek isteyenler hem de lezzetli yemekler hazırlamak isteyenler için değerli bir seçenektir.
Karnabahar

Eylül ayı, kış sebzelerinin yavaş yavaş pazarlara giriş yaptığı dönemdir ve bu sebzelerin başında karnabahar gelir. İlk mahsuller Eylül sonuna doğru tezgâhlarda görünmeye başlar. Çiçek yapısıyla dikkat çeken karnabahar, hem hafif hem de besleyici bir sebze olduğu için birçok farklı şekilde tüketilebilir.
Mutfakta en çok kızartması, grateni, salçasıyla yapılan yemeği ve turşusu tercih edilir. Özellikle kış ayları için hazırlanan karışık turşularda karnabahar mutlaka yer alır. Ayrıca haşlanıp püre haline getirilerek çorba ya da garnitür olarak sofralara sunulabilir. Eylül ayında çıkan ilk karnabaharlar, tazeliği ve aromasıyla fark yaratır.
Besin değerleri açısından karnabahar, oldukça zengin bir sebzedir. İçerdiği C vitamini, K vitamini, folik asit ve lif ile bağışıklık sistemini güçlendirir, sindirimi kolaylaştırır ve toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Aynı zamanda düşük kalorili olması, kilo kontrolüne önem verenler için avantaj sağlar.
Eylül sonunda pazarlara giren karnabahar, sofralara kışın habercisi olarak gelir ve hem sağlık hem de lezzet sunar.
Brokoli

Eylül ayının sonlarına doğru pazarlarda yer almaya başlayan bir diğer kış sebzesi de brokolidir. Karnabahar ile aynı familyadan gelen brokoli, hem besin değeri hem de mutfaktaki kullanım alanı bakımından oldukça kıymetlidir. Taze çıktığı bu dönemde, parlak yeşil rengi ve diri yapısıyla sofralara sağlık katar.
Mutfakta brokoli genellikle haşlanarak salatalarda, çorbalarda veya fırın yemeklerinde kullanılır. Limon ve zeytinyağı ile hazırlanan haşlanmış brokoli, en sağlıklı ve lezzetli tüketim şekillerinden biridir. Ayrıca buharda pişirilerek vitamin kaybı en aza indirilir. Bazı tariflerde ise fırında peynirli veya yoğurtlu soslarla farklı bir lezzet sunar.
Besin değerleri açısından brokoli, tam bir vitamin ve mineral deposudur. İçerdiği C vitamini, K vitamini, A vitamini, folik asit, potasyum ve lif sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir, kansızlığa karşı korur ve sindirime yardımcı olur. Ayrıca antioksidan özelliğiyle kanser riskini azaltıcı etkileriyle de bilinir.
Eylül ayında pazarlarda yeni yeni görülmeye başlayan brokoli, hem sağlıklı beslenmek isteyenler hem de hafif ve lezzetli yemekler hazırlamak isteyenler için önemli bir sebzedir.
Lahana Çeşitleri
Eylül ayı, lahanaların pazarlarda ve tarlalarda kendini göstermeye başladığı dönemdir. Beyaz lahana, kara lahana ve kırmızı lahana çeşitleri bu ayın sonlarına doğru tezgâhlara çıkar ve kış sofralarının vazgeçilmezleri arasına girer. Yaz sebzelerinden kış sebzelerine geçişin en belirgin işaretlerinden biri, lahana çeşitlerinin ortaya çıkmasıdır.
Beyaz lahana, özellikle sarmasıyla ünlüdür. Bunun yanında turşuluk olarak da sıkça kullanılır. Eylül sonu ve sonbaharın ilerleyen günlerinde beyaz lahana, kış hazırlıklarının başrol oyuncularından biridir.
Kara lahana, daha çok Karadeniz mutfağında ön plana çıkar. Çorbası, sarması ve kavurmasıyla bilinen kara lahana, bölge halkı için beslenmenin temel taşlarından biridir.
Kırmızı lahana ise salatalarda hem rengi hem de lezzetiyle fark yaratır. Özellikle turşu halinde hazırlanarak kış boyunca sofralara eşlik eder.
Besin değerlerine bakıldığında lahana çeşitleri; C vitamini, K vitamini, folik asit, potasyum ve lif açısından zengindir. Bağışıklık sistemini güçlendirir, sindirime yardımcı olur ve antioksidan özellikleriyle vücudu hastalıklara karşı korur.
Eylül sonunda pazarlarda yerini almaya başlayan lahana çeşitleri, hem kışlık hazırlıklar için ideal bir ürün hem de sofralarda sağlığı ve doyuruculuğu ile öne çıkan sebzelerdir.
Pırasa

Eylül ayının sonlarına doğru pazarlarda görünmeye başlayan sebzelerden biri de pırasadır. Kış aylarının vazgeçilmezi olan pırasa, serinleyen havaların habercisi olarak sofralara girer. Taze çıkan pırasalar ince, uzun ve lezzetli olur; bu dönemde tüketildiğinde hem aroması hem de besin değeri yüksektir.
Mutfakta pırasa genellikle zeytinyağlı yemeklerde, havuçla birlikte kavrularak ya da pirinç eklenerek pişirilir. Ayrıca etli yemeklerde de kullanılabilir. Börek içi olarak değerlendirilmesi de pırasanın sevilen kullanım alanlarından biridir. Soğuk kış günlerinde sıcak bir pırasa yemeği, hem besleyici hem de doyurucu bir seçenek sunar.
Besin değeri açısından pırasa; C vitamini, K vitamini, folik asit, potasyum ve lif açısından zengindir. Antioksidan özelliği sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir, sindirime yardımcı olur ve kalp sağlığına katkıda bulunur. Ayrıca düşük kalorili bir sebze olduğundan sağlıklı beslenme programlarında sıkça yer alır.
Eylül sonunda pazarlarda boy göstermeye başlayan pırasa, kışın yaklaşmakta olduğunun göstergesidir. Hem lezzetli hem de sağlıklı yapısıyla bu dönemde sofralara çeşitlilik katar.
Havuç

Eylül ayı, taze ve gevrek havuçların pazarlarda bolca bulunduğu bir dönemdir. Bu ayda çıkan havuçlar hem çiğ olarak salatalarda ve atıştırmalık şeklinde tüketilir hem de yemeklerde, çorbalarda ve tatlılarda kullanılır. Havuç, çok yönlü bir sebze olması sayesinde mutfaklarda geniş bir kullanım alanına sahiptir.
Eylül ayında toplanan havuçlar özellikle kış hazırlıkları için de önemlidir. Turşularda en çok kullanılan sebzelerden biridir. Ayrıca dilimlenip dondurularak çorbalarda ya da garnitürlerde kullanılabilir. Havuç suyu veya rendelenmiş haliyle tatlılarda ve keklerde de tercih edilir.
Besin değeri açısından havuç, A vitamini (beta-karoten), C vitamini, potasyum ve lif açısından oldukça zengindir. Özellikle göz sağlığını desteklemesiyle bilinir. Aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirir, cilt sağlığını destekler ve sindirim sistemine katkıda bulunur.
Eylül ayında taze ve sulu yapısıyla öne çıkan havuç, hem yazdan kışa geçiş sofralarında renkli bir sebze olarak yerini alır hem de sağlıklı beslenmenin vazgeçilmezlerinden biri olur.
Turp
Eylül ayının serinleyen havasıyla birlikte pazarlarda görünmeye başlayan sebzelerden biri de turptur. Özellikle beyaz, kırmızı ve siyah çeşitleriyle bilinen turp, hem çiğ olarak tüketilir hem de salatalara farklı bir lezzet katar. Bu dönemde çıkan turplar taze, gevrek ve bol aromalıdır.
Turp, genellikle çiğ olarak salatalarda ya da limon ve tuzla tek başına tüketilir. Aynı zamanda turşuluk olarak da değerlendirilen bir sebzedir. Özellikle kış için hazırlanan karışık turşularda mutlaka yer alır. Eylül ayında çıkan turplar, bu hazırlıklar için ideal tazeliğe sahiptir.
Besin değeri açısından turp; C vitamini, folik asit, potasyum ve lif bakımından zengindir. Sindirime yardımcı olur, bağışıklık sistemini destekler ve vücudu arındırıcı özelliği ile bilinir. Ayrıca düşük kalorili bir sebze olması, sağlıklı beslenmede turpu önemli kılar. Siyah turp ise özellikle boğaz ve solunum yolları sağlığına destek olmasıyla öne çıkar.
Eylül ayında pazarlarda yerini alan turp, hem sofralara ferah bir lezzet katar hem de sağlık açısından oldukça faydalıdır.
Kereviz

Eylül ayının sonlarına doğru pazarlarda belirmeye başlayan kereviz, kış aylarının en besleyici ve karakteristik sebzelerinden biridir. Hem yaprakları hem de köküyle sofralarda farklı şekillerde değerlendirilebilen kereviz, özellikle zeytinyağlı yemeklerde, çorbalarda ve salatalarda kullanılır.
Kereviz, mutfakta en çok zeytinyağlı kök yemeği ve kereviz salatası şeklinde tüketilir. Rendelenip yoğurtla karıştırılarak yapılan kereviz salatası, hem hafif hem de besleyici bir alternatiftir. Ayrıca kereviz yaprakları da çorbalara ve et yemeklerine aroma katmak için kullanılır. Turşuluk sebzeler arasında da kerevize sıkça yer verilir.
Besin değerleri açısından kereviz, oldukça zengin bir sebzedir. İçerdiği A vitamini, C vitamini, K vitamini, potasyum, kalsiyum ve lif sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir, sindirimi kolaylaştırır ve kemik sağlığını destekler. Ayrıca düşük kalorili olması, sağlıklı beslenme programlarında sıkça tercih edilmesini sağlar.
Eylül sonunda taze taze pazarlarda görülen kereviz, sonbaharın başlangıcını simgeler. Aromatik yapısıyla hem lezzetli yemeklere ilham verir hem de kış aylarında sofraların sağlık kaynağı olur.
Eylül ayı, yazdan kalan sebzeler ile sonbaharın habercisi olan kış sebzelerinin aynı anda sofralarda yer aldığı bereketli bir dönemdir. Domates, biber, patlıcan, kabak ve fasulye gibi yazın vazgeçilmezleri hâlâ pazarlarda bulunurken; karnabahar, brokoli, lahana, pırasa, turp ve kereviz gibi kışa özgü sebzeler de yavaş yavaş tezgâhlara çıkar. Bu geçiş dönemi, hem günlük yemekler için çeşitliliği artırır hem de kış hazırlıkları için en uygun zamanı sunar.
Salça, turşu, konserve ya da dondurmalık sebze hazırlıkları için Eylül ayı adeta bir fırsattır. Aynı zamanda bu dönemde çıkan yeşillikler –marul, roka, maydanoz, dereotu gibi– sofralara tazelik katar. Sağlık açısından bakıldığında ise vitamin, mineral ve lif bakımından zengin olan bu sebzeler, bağışıklığı güçlendirerek kış aylarına daha dirençli girilmesini sağlar.
Kısacası Eylül ayı, sofralara hem yazın hafif ve ferah lezzetlerini hem de kışın besleyici ve doyurucu tatlarını aynı anda getiren, mutfakları şenlendiren özel bir aydır. Bu nedenle sebzelerin bolluğunu ve tazeliğini değerlendirmek, kış için hazırlık yapmak ve sağlıklı beslenmek isteyenler için Eylül, yılın en önemli zaman dilimlerinden biridir.






